FA RU | AR | EN | Tercih Rehberi | E-Posta EBYS ÖBS Akademik Takvim

ARAMA SONUÇLARI

☰ Menü

Hukuk Müşavirliği

Öğrenci Disiplin Soruşturma Rehberi

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRENCİ DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ

18.08.2012 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir ve önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır. Öğrenciler hakkında yapılacak olan bir disiplin soruşturması bakımından yeni yönetmeliğe göre dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda açıklanmaya çalışılmıştır.

 1-YÖNETMELİKTE GEÇEN DİSİPLİN CEZALARI ŞUNLARDIR:

Madde 4 - Kınama: Öğrenciye öğrencilikle ilgili kusurlu davranışlarından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesini,

Madde 5 - Uyarma: Öğrencinin, öğrencilikle ilgili davranışlarında daha dikkatli olması gerektiği hususunda yazılı olarak ikaz edilmesini,

Madde 6 - Yükseköğretim Kurumundan Bir Haftadan Bir Aya Kadar Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırıldığının ve bu süre içerisinde derslere ve sınavlara katılamayacağının yazı ile bildirilmesini, Eski Yönetmeliğe göre bu süre öğrencilik haklarından yararlanmaya engel iken, yenisinde bu sürede "derslere ve sınavlara katılmama" şeklinde uygulanacaktır.

Madde 7 - Yükseköğretim Kurumundan Bir Yarıyıl İçin Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl uzaklaştırıldığının ve bu sürede öğrencilik haklarından yararlanamayacağının yazı ile bildirilmesini,

 

Madde 8 - Yükseköğretim Kurumundan İki Yarıyıl İçin Uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl uzaklaştırıldığının ve bu sürede öğrencilik haklarından yararlanamayacağının yazı ile bildirilmesini, ifade eder.

Madde 9 - Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma: Öğrenciye, bir daha çıkarıldığı yükseköğretim kurumuna alınmamak üzere öğrencilikten çıkarıldığının yazı ile bildirilmesini, ifade eder.

Her bir maddede hangi eylemlerin bu cezalara karşılık geldiği sayılmaktadır. Bu sayım sınırlayıcı değildir. Madde 10’a göre; “Yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma ve çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları dışında, uyarma ve kınama cezası verilmesini gerektiren eylemlere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin cezaları verilir.”

 2- DİSİPLİN SUÇUNUN TEKERRÜRÜ (ÜST CEZA VERME) :  Madde 11’e göre;

“(1) Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir eylemin tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.   

(2) Disiplin suçunun tekerrürü halinde yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemez.”

Tekerrürde kural olarak, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde aynı eylem ya da halin tekrar edilmesi gerekir. Buna karşılık son işlenen suçtan farklı bir suç işlenmiş ise tekerrür söz konusu olmayacağından daha ağır ceza verilmesi de mümkün olmayacaktır. Yönetmeliğe göre tekerrür dışında daha ağır bir ceza verilmesi mümkün değildir. 

Bunun yanı sıra; çıkarma cezası sadece ilgili madde olan 9.maddede sayılan eylemlere karşılık verilebilecektir. Dolayısıyla 8.maddede sayılan suçlarda tekerrür söz konusu olsa bile çıkarma cezası verilmesi mümkün değildir.           

 3-SORUŞTURMA AÇMAYA YETKİLİ AMİRLER : 12.Maddeye göre;

a)  Fakülte öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı dekan,

b) Enstitü öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı enstitü müdürü,

c)  Yüksekokul ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı müdür,

ç) Konservatuvar öğrencilerinin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı konservatuvar müdürü,

d) Müşterek alan veya mekânlarda toplu öğrenci eylemleri ile ilgili olarak üniversite rektörleri’dir.

Soruşturma yapmaya yetkili amirler soruşturmayı bizzat yapabilecekleri gibi soruşturmacı (1 ya da daha fazla) tayin ederek de yaptırabilirler.

Soruşturma emrinde “fiil”in ne olduğu ve sınırları açıkça belirtilmelidir. Eğer soruşturma sırasında soruşturma onayı verilen fiilden tamamen farklı bir suç olarak nitelendirilebilecek bir fiil ortaya çıkacak olursa, yeniden soruşturma onayı alınması gerekir.

Fiilin kim tarafından işlendiği henüz belli değilse de soruşturma emri verilebilir. Ancak soruşturma sırasında fiilin kim tarafından işlendiğinin belirlenmesinden sonra soruşturmanın sürdürülebilmesi için, soruşturmacının, disiplin amirinde yazılı onay alması gerekir.

 4-SORUŞTURMANIN SÜRESİ VE ZAMANAŞIMI : 13.Maddeye göre;

Disiplin soruşturmasına olayın öğrenilmesini müteakip derhal başlanır. Soruşturma, onay tarihinden itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturmanın bu süre içerisinde bitirilememesi halinde soruşturmacı ek süre talebinde bulunamaz. Ek süre talebine ilişkin hüküm Danıştay  Sekizinci Dairesinin Esas No:2012/9483, Karar No:2016/4594 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Bu Yönetmelikte sayılan disiplin suçu niteliğindeki eylemleri işleyen öğrenciler hakkında, bu eylemlerin işlenildiğinin soruşturma açmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;

a)Uyarma, kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarında bir ay içinde,

b)Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarında üç ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.

 5- SORUŞTURMANIN YAPILIŞ ŞEKLİ  : Madde 14’e göre;

 “(1) Soruşturmanın gizliliği esastır.   

(2)Soruşturmacı tanık dinleyebilir, keşif yapabilir ve bilirkişiye başvurabilir. Soruşturma işlemleri bir tutanakla tespit olunur. Tutanak; işlemin nerede ve ne zaman yapıldığı, işlemin mahiyeti, kimlerin katıldığı, ifade alınmış ise soruları ve cevapları belirtecek şekilde düzenlenir ve soruşturmacı, katip, ifade sahibi ve varsa keşif sırasında hazır bulunanlarca imzalanır. İfade alınırken tanığa ve bilirkişi tayini durumunda bilirkişiye yemin ettirilir; tanığın hüviyeti, adresi ve benzeri açıklayıcı bilgiler belirtilir.

(3)Yükseköğretim kurumlarının personeli, soruşturmacıların istedikleri her türlü bilgi, dosya ve başka belgeleri hiçbir gecikmeye mahal bırakmaksızın verirler ve istenecek yardımları yerine getirirler.

(4)Soruşturmacı, hakkında soruşturma açılan kişi ve eylemlerle sınırlı olmak üzere soruşturmayı yürütür ve tamamlar. Soruşturma esnasında soruşturulan eylemin dışında başka disiplin suçlarının işlendiğini veya aynı suç kapsamında başka kişilerin soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini tespit eden soruşturmacı, durumu yetkili mercie bildirir.

(5)Öğrencinin, disiplin suçunu işledikten sonra yükseköğretim kurumu içinde yer değiştirmesi veya yükseköğretim kurumunu değiştirmiş bulunması veya yükseköğretim kurumundan her ne sebeple olursa olsun ayrılmış olması, soruşturma açılmasına, devamına ve gerekli kararların alınmasına engel teşkil etmez.

(6)Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, soruşturulan öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda karar verilmesini disiplin soruşturmasını açmaya yetkili merciden isteyebilirler.”

Danıştay’ın da belirttiği üzere; “disiplin suçlarıyla ilgili soruşturma yapılmasından amaç, olaylarla, kanıtlarının, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, sonuçları ve ilgililerin kişisel durumları göz önünde tutularak yansız bir biçimde incelenip değerlendirilmesi ve böylece cezalandırma yönünden sağlıklı bir sonuca ulaşılmasıdır.” (Danıştay 8. D, 25.10.1978, E. 1977/3246, K. 1978/6317, DD, sayı. 34-35, s. 382).

Soruşturmanın amacı; disiplin suçu teşkil ettiği ileri sürülen fiil ve bu fiili işlediği iddia edilen kişi hakkında her türlü araştırmayı yaparak sorumluluğun belirlenmesidir.

Tanığın ifadesi alınmadan önce, yemin ettirilmesi ve yeminin şeklinin de belirtilmesi gerekir. Buna karşılık şüpheli öğrencinin ifadesi alınırken kesinlikle yemin ettirilmemelidir. Ayrıca şikayetçiye de yemin ettirilmemelidir.

  6- SAVUNMA HAKKI : Madde 15’e göre;

“(1) Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirilir. Bu yazıda; öğrenciden belirtilen gün, saat ve yerde savunmasını yapmak üzere hazır bulunması istenilir.

(2)  Savunma yapmak üzere gelen kişinin savunmasını yazılı olarak sunmayı talep etmesi halinde kendisine üç günden az olmamak üzere süre verilebilir. Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular yöneltebilir.

(3)  Öğrenciye gönderilecek davetiyede; çağrıya özürsüz olduğu halde uymadığı veya özrünü zamanında bildirmediği takdirde, savunmadan vazgeçmiş sayılacağı ve diğer delillere dayanılmak suretiyle hakkında gerekli kararın verileceği belirtilir.

(4)  Geçerli bir özür bildiren veya mücbir sebep dolayısıyla davete uymadığı anlaşılan öğrenciye uygun bir süre verilir. Tutuklu öğrencilere savunmalarını yazılı olarak gönderebilecekleri bildirilir.

(5)  Soruşturma öğrencinin kendini gereği gibi savunmasına imkân verecek şekilde yürütülür.”

Savunma hakkı, disiplin hukukunda hakkında soruşturma başlatılan öğrenci açısından önemli bir teminattır. Savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilmesi bir iptal nedenidir (Danıştay 3 D, 7.11.1983, E. 1982/2516, K. 1983/2568, DD, sayı. 54-55, s. 163).

Savunma hakkının kullanılabilmesi için, disiplin suçu oluşturan fiilin ne olduğunun ve sınırlarının (yer, zaman, oluş biçimi vs.) ilgiliye bildirilmesi gerekir. Danıştay’a göre; “21.5.1986 Çarşamba günü saat 14.00’da Maliye Araştırma Merkezinde bulunmanız gerekmektedir.” Biçiminde yapılan tebligat, Yönetmeliğin 16. Maddesine (yeni madde 15)  uygun değildir (Danıştay İDDGK, 20.10.1989, E. 1989/401, K. 1989/156, DD, sayı. 78-79, s.111-114).

Öğrenciye, savunmasını hazırlaması için, üç günden az olmamak üzere süre verilmesi gerekir. Öğrencinin bu süre içerisinde savunma yapmaması; sadece savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı anlamına gelip, disiplin suçu oluşturan fiili işlediğini ikrar ettiği anlamına gelmez. Öğrencinin savunma yapmayarak savunma hakkından vazgeçmiş olması, soruşturmacının soruşturma raporunda belirteceği kanaati yahut disiplin cezası vermeye yetkili makamın alacağı kararı olumsuz olarak etkilemez. Böyle bir durumda soruşturma sırasında toplanan diğer belge ve bilgilere göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekir.

 7 -SORUŞTURMA RAPORU : Madde 16’ya göre;  

Soruşturma sonuçlandığında bir rapor düzenlenir. Raporda;

1-  Soruşturma onayı,

2-  Soruşturmaya başlama tarihi,

3-  Soruşturulanın kimliği,

4-  İsnat edilen suç konuları,

5-  Soruşturmanın safhaları,

6-  Deliller,

7-  Alınan savunma özeti yer alır.

8-  İsnat edilen suçun sabit olup olmadığı tartışılır.

9-  Gerekli disiplin cezası teklif edilir.

Soruşturmayla ilgili belgelerin asıl veya suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir. Soruşturma raporu, dosya ile birlikte soruşturmayı açan mercie tevdi edilir.

8-CEZA KOVUŞTURMASI İLE DİSİPLİN SORUŞTURMASININ BİRARADA YÜRÜTÜLMESİ

 Madde 17’ye göre;

Aynı olaydan dolayı, öğrenci hakkında ceza kovuşturmasının başlamış olması, disiplin soruşturmasını geciktirmez. Öğrenci hakkında ceza kovuşturması açılmış olması, kanuna göre mahkûm olması veya olmaması disiplin cezasının verilmesine engel teşkil etmez.

 9-SORUŞTURMANIN SONUÇLANDIRILMASI : Madde 18’e göre disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar şunlardır;

“(1) Uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları ilgilifakülte             dekanı,            enstitü,            konservatuvar,             yüksekokul      veya     meslek             yüksekokulu müdürünce verilir.

(2)Müşterek mekanlarda işlenen disiplin suçlarından dolayı uyarma, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir.

(3)Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir.

Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul ve meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kuruludisiplin kurulu görevini yerine getirir.”

 10- DİSİPLİN KURULUNUN ÇALIŞMA USULÜ: Madde 19’a göre;

Kurulun Toplanması        : Disiplin kurulu, başkanın çağrısı üzerine belirlenecek yer, gün ve saatte toplanır. Toplantı gündeminin hazırlanması, ilgililere duyurulması, kurul çalışmalarının düzenli yürütülmesi, başkan tarafından sağlanır.

Toplantı Nisabı                  : Disiplin Kurulu olarak yönetim kurulunun toplantı nisabı, kurul üye tam sayısının salt çoğunluğudur.

 11- RAPORTÖRLÜK VE GÖRÜŞME USULÜ: Madde 20’ye göre;

(1) Disiplin Kurullarında raportörlük görevi, başkanın görevlendireceği üye tarafından yürütülür. Raportör üye, havale edilecek dosyanın incelenmesini en geç iki gün içinde tamamlar ve hazırlayacağı raporu başkana sunar.

(2) Kurulda öncelikle raportörün açıklamaları dinlenir. Kurul gerek görürse soruşturmacıları da dinleyebilir. Görüşmelerin bitiminde oylama yapılır ve karar başkan tarafından açıklanır”

Dolayısıyla raportör sadece disiplin kurulları bakımından atanmaktadır, disiplin amiri tarafından verilen cezalarda atanması öngörülmemiştir.

 12- OYLAMA VE KARAR: Görüşmelerin bitiminde oylama yapılır ve karar başkan tarafından açıklanır. Madde 21’e göre;

Oylama         : Disiplin kurullarında kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde, başkanın kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır. Soruşturmacı disiplin kurulu üyesi ise soruşturmasını yürüttüğü dosyanın toplantılarına katılamaz ve oy kullanamaz. Disiplin kurullarında her üye oyunu kabul veya red yoluyla vermekle görevlidir. Çekimser oy kullanılmaz.

Karar             : Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya disiplin kurulu, soruşturma raporunda önerilen cezayı kabul edip etmemekte serbesttir; gerekçelerini göstermek kaydıyla başka bir disiplin cezası da verebilir.

Danıştay, verdiği bir kararda disiplin soruşturmasıyla görevlendirilen kişinin, disiplin kurulunda yer alarak oy kullanamayacağını belirtmiştir: “Disiplin kurulu kararlarının sağlıklı ve objektif olması, kararı veren kurul üyelerinin, olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür. Bu itibarla, disiplin soruşturmasıyla görevlendirilen kişinin, delilleri toplayıp, ilgilinin savunmasını alıp, kendi kanaatını da bildirir şekilde hazırladığı soruşturma raporunun disiplin kuruluna intikalinden sonra, kurula katılarak oykullanması disiplin hukukunda kabul edilmemektedir. … Sonuç olarak, soruşturmacının disiplin kuruluna katılarak oy kullanması, bu disiplin kurulu tarafından verilen disiplin cezasını hukuken sakatlar.” (Danıştay 8. D, 17.6.1999, E. 1997/3109, K. 1999/4030, DD, sayı. 102, s.504)

 13- KARAR SÜRESİ: Madde 22’ye göre;

“(1) Disiplin cezası vermeye yetkili amirler uyarma, kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadırlar.

(2) Diğer disiplin cezalarının verilmesini gerektiren hallerde, dosya derhal disiplin kuruluna havale edilir.

Disiplin usulü, dosyayı aldığı tarihten itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadır.”

 14- DİSİPLİN CEZASI VERİLİRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR: Madde 23’e göre;

 Disiplin cezalarını vermeye yetkili amirler ile disiplin kurulları bu cezalardan birini verirken;

1-  Disiplin suçunu oluşturan eylemlerin ağırlığını,

2-  Soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığını,

3-  Davranış, tavır ve hareketlerini,

4-  İşlediği fiil ve yaptığı hareket dolayısıyla pişmanlık duyup duymadığını dikkate alırlar.

Dolayısıyla gerek soruşturmacının gerekse Yönetmeliğin 18. Maddesi uyarınca ceza vermeye yetkili amir ya da disiplin kurullarının inceleme ve karar sürecinde; Yönetmeliğin 23. maddesinde “Disiplin Cezası Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar” başlığı altında yer alan düzenlemenin göz önünde bulundurması gerekmektedir. Belirtilen maddenin uygulanmaması ya da yanlış uygulanması halinde, dava konusu edilen öğrenci disiplin soruşturmalarında, mahkemece, en çok bu maddenin uygulanıp uygulanmadığı inceleme konusu yapılmakta ve eksik inceleme nedeniyle işlemin iptaline karar verilebilmektedir.

Bu durumda ceza verecek amir ya da kurullar maddedeki hususları dikkate alarak eylemin karşılığı olan cezanın çok altında bir ceza verebileceği gibi hiç ceza verilmemesine de karar verebilir (öğrencinin suçunun ağır olamaması, pişmanlık duyması, daha önce ceza almamış olması, davranışları itibariyle örnek olarak tanınan bir öğrenci olması, çalışkan bir öğrenci olması vb….). Ancak Danıştay’a göre; Yönetmelikte yer alan bu düzenleme, “öğrencinin olumlu halinin ve geçmişte hiç ceza almamış olmasının, ceza tayininde dikkate alınarak eylemin karşılığı olan cezanın bir alt cezası olan ceza ile cezalandırılmasını öngörmektedir. Fakülte yönetim kurulunca da disiplin cezası verilirken öğrencinin daha önce hiç ceza almamış olması hali de dikkate alındığı halde bir alt ceza uygulamasına gidilmeyerek cezanın alt sınırı verilmiştir. Oysa disiplin hukukunda bir alt ceza uygulamasının anlamı, eylemin karşılığı olan cezanın alt sınırı değil bir alt ceza türüdür.” (Danıştay 8. D, 5.3.1998, E. 1996/1016, K. 1998/810, DD, sayı. 97, s. 537)   

Disiplin soruşturmasına konu olan fiilin, öğrenci tarafından işlendiği kesin olarak kanıtlanamıyorsa,öğrenci hakkında disiplin cezası verilemez (şüpheden sanık yararlanır). Nitekim Danıştay’a göre; “…üstüne atılı disiplin suçunu işlediği hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde kesin olarak ortaya konmadan, çelişkili ifadeler dayanak alınarak davacının…..cezası ile cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 10. D, 27.10.1987, E.

1987/2015, K. 1987/1721, DD, sayı. 70-71, s. 550)

Disiplin cezası verilirken, aynı zamanda Yönetmeliğin 23.maddesinde de ifade edilen “ölçülülük” ilkesi dikkate alınmalı; disiplin cezası, fiilin ağırlığı ile orantılı olmalıdır. Nitekim Danıştay’a göre; “takdir edilen disiplin cezası ile, ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.” (Danıştay 8. D, 11.12.1997, E. 1995/3680, K. 1997/3928, DD, sayı. 96, s. 408; Aynı yönde Danıştay 8. D, 12.10.1998, E. 1998/4988, K. 1998/3015, DD, sayı. 99, s. 380)

Aynı fiilin, Yönetmeliğin disiplin suçunu düzenleyen birden fazla hükmünü ihlal etmesi halinde (fikri içtima), cezalandırmanın nasıl yapılacağı konusunda Yönetmelikte bir hüküm bulunmamaktadır. Danıştay’a göre; fikri içtima kuralı, disiplin cezaları bakımından da uygulanabilir. Böyle bir durumda fail hakkında, en ağır disiplin cezasını gerektiren hüküm uygulanacaktır (Danıştay 10. D, 18.2.1985, E. 1984/399, K. 1985/244, DD, sayı. 81, s. 352)

Disiplin cezasının verilmesine ilişkin kararda, karara karşı başvurulabilecek yollar gösterilmelidir. Anayasa’ya göre; “devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” (Anayasa m. 40/f.2)

 15- CEZALARIN BİLDİRİLMESİ: Madde 24’e göre;

Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından;

a)Hakkında disiplin soruşturması yapılan öğrenciye,

b)Öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna,

c)Üniversiteden çıkarma cezası verildiği takdirde, yukarıdakilere ilaveten bütün yükseköğretim kurumlarına Yükseköğretim Kuruluna, ÖSYM’ye, emniyet makamlarına ve ilgili askerlik şubelerine

bildirilir

16- DİSİPLİN CEZALARININ UYGULANMASI: Madde 25’e göre;

Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar.

17- DİSİPLİN CEZALARINA KARŞI BAŞVURU YOLLARI: Madde 26’ya göre;

(1) Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı onbeş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir.

(2)İtiraz halinde, itiraz mercii olan üniversite yönetim kurulu, itirazı onbeş gün içinde kesin olarak karara bağlar. İtiraz halinde, itiraz mercii olan üniversite yönetim kurulu kararı inceleyerek verilen cezayı aynen kabul veya reddeder. Red halinde, disiplin kurulu veya yetkili disiplin amiri red gerekçesini göz önünde bulundurarak itirazı karara bağlar.

(3)Bu Yönetmeliğe göre verilen cezalara karşı, itiraz hakkı kullanılmadan da idari yargı yoluna başvurulabilr.”

 18- DOSYA TESLİMİ: Madde 28’e göre;

Disiplin soruşturmasına ait dosyalar dizi pusulasıyla birlikte teslim edilir ve alınır. Dizi pusulasının altında teslim eden ve alanın imzaları bulunur.

  19- YAZIŞMA ŞEKLİ : Madde 29’a göre;

 “(1) Kişilerle olan yazışmalarda 28 inci maddedeki tebliğ şekli saklı kalmak üzere, diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

(2) Evrakın elden verilmesi halinde de imzalı belge soruşturma dosyasında saklanır.”